Gönderen Konu: Lozan - Murat Bardakçı  (Okunma sayısı 1920 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Terrarum

  • Üye
  • İleti: 1874
Lozan - Murat Bardakçı
« : 26-07-2011, 13:27 »
DÜN, Lozan Anlaşması'nın imzalanmasının 88. yıldönümüydü...

Eski senelerde Lozan'ın her yıldönümünde o zamanın siyah-beyaz TV'sinde saatler süren programlar yapılır; üniversitelerde, kurumlarda yahut derneklerde toplantılar düzenlenir ve bol bol konuşulurdu.

Sonraları bu âdetten vazgeçildi, sadece 80. yıldönümünde büyük törenler yapıldı ve anlaşmanın sonraki her yıldönümünde birkaç protokol mesajının yayınlanmasıyla yetinildi, o kadar...

Bence, işin doğrusu da bu idi... Hukukî varlığı Lozan anlaşması ile belirlenmiş Türkiye Cumhuriyeti ayakta dururken ve Lozan 1920'lerden buyana değişmeden kalabilmiş birkaç anlaşmadan biri olma özelliğini hâlâ korurken, yani Lozan'daki Türk delegasyonu son derece sağlam bir iş yapıp ortaya koymuşken her sene çıkıp da "Bakın, biz ne güzel bir anlaşma yapmışız" diye bangır bangır bağırmanın zaten âlemi yoktu. Hatırlatma babında yayınlanacak mesajlar kâfi idi...

SAÇMALIKLAR RESMİGEÇİDİ

Ama, son senelerde ortaya çıkan ve "Lozan öyle başarı falan değildir" diyenlerin yahut Lozan'ın gizli maddelerinin bulunduğuna inananların sayısının gittikçe artmaya başladığının acaba farkında mısınız?

TV'de Tarihin Arka Odası'nı yaptığımız sırada bundan bir ay öncesine kadar her programda en az 100-150 adet mail gelir, mailler "Lozan da bir şey mi?" diye başlar, "Türkiye'nin mâlûm gizli maddelerle yönetilmesine ne zaman son verileceğini" sorar yahut "Amerika, Lozan'ı neden hâlâ kabul etmiyor?" derlerdi.

Lozan'ın yenilgi olduğu iddiası, çalakalem hazırlanmış ve kitap bile denemeyecek bir varakpâreye dayanır. 1960'ların sonundan itibaren bugünlere uzanan bu sayıklamaya göre, Lozan'daki Türk delegasyonu ve tabii en başta İsmet Paşa hakkımızı koruyamamış, hem 12 Ada'yı, hem Musul'u, hem de daha pekçok yeri İngilizler'e peşkeş çekmiştir. Lozan, bu yüzden zafer falan değil, koskoca bir yenilgidir!

Böyle saçmalıkları ortaya atanların tek bir maksadı vardır: Cumhuriyet'in kurucu kadrosunu suçlamak, aşağılamak ve töhmet altında bırakmak! Kasıtlı şekilde ortaya atılan bu iddialar sansasyonel oldukları için zamanla bir hayli taraftar bulmuştur ve hâlâ da bulmaktadır.

DOKTORUN PALAVRALARI

Zırvalara inananlara göre, Lozan'da daha büyük kayıplara uğramamızı engelleyen kişi, mükemmel bir tarihçi ve iyi bir Türkolog ama çok kötü politikacı olan ikinci delege Dr. Rıza Nur'dur. Rıza Nur'un hatıralarında sık sık rastlanan mesnedsiz iddialar arasında "Fransız delegeye haykırdım, Venizelos'a bir kafa attım, Lord Curzon'un suratını dağıttım, İtalyan o sırada zaten altına yapmakla meşguldü, İsmet ise çoktan kaçmıştı" gibisinden hayâlî ifadelere bol bol rastlanır ve okuyanlar bu ifadeleri gerçek zannederler.

Ama, Lozan görüşmeleri sırasında resmî veya gayrıresmî her çeşit temasın ve neredeyse delegelerin otelin kapısında karşılaştıkları zaman birbirlerine "Merhaba" demelerinin bile kaydedildiği pek bilinmediği için bu iddiaları zabıtlar ile karşılaştırmak gerektiğini kimse düşünmez. Üstelik, zabıtlara müracaat edildiği takdirde bu gibi iddiaların tamamının hayâlî ve hasta kafaların eseri olduğu daha ilk bakışta anlaşılacaktır.

Hiç uzatmadan söyleyeyim: Lozan'da mümkün olan herşey yapılmıştı, savaştan galip ama son derece yorgun çıkmış olan Türkiye, alabileceği herşeyi almıştı! Anlaşmanın gizli maddeleri yoktu... Musul petrolleri konusunda Türk delegasyonun zaten başka birşey yapamazdı, zira Ortadoğu'nun petrol alanlarına hâkim olma arzusu dünya savaşının başta gelen sebeplerindendi ve Osmanlı İmparatorluğu'nu yıkan da Batı'nın bu hırsı idi. Amerika'nın Lozan Anlaşması'nı onaylaması ise sözkonusu edilemezdi, zira Amerika anlaşmanın taraflarından değildi!
Bu memleketin tarihine, kültürüne ve varoluşuna muhalefet eden bazı sağcılarımız ile Lozan'ı ideolojik metâ haline getirmeye çalışan sâbık solcularımız oturup biraz okusalar ve birşeyler öğrenseler, eminim herşey çok daha başka olur!


Murat Bardakçı
25 Temmuz 2011
HaberTürk

---
Köşe yazısında adı verilmeden bahsedilen kitap Kadir Mısıroğlu'nun "Lozan Zafer Mi, Hezimet Mi?" adlı kitabıdır. Kadir Mısıroğlu İslamcı kesimin "alternatif tarih" yazıcılarından birisidir. Söz konusu kitap "2 ölçek İslamcı kini + 1 ölçek Dr. Rıza Nur hatıratı" olarak özetlenebilir.

Çevrimdışı excalibur66

  • Üye
  • İleti: 2001
  • Asitane...
Ynt: Lozan - Murat Bardakçı
« Yanıtla #1 : 26-07-2011, 19:05 »
HERKES ZIRVALIYOR BİR TEK MURAT BARDAKÇI DOĞRU SÖYLÜYOR.ÇOK GÜZELDE NİYET OKUMUŞ.
boğazlara bile hakim değiliz kalkıp güzel anlaşma yapmışız diyoruz.
sen savaşı kazan sonra git oniki adaları (italyanlarda kimse) italyaya ver,musulu ver kerkükü ver sonra iyi anlaşma de.
kötüsü neydi acaba..
lozanda sadeceosmanlının resmen bittiğini bize tescil ettirdiler..
savaşı kazanmıştık ama galiptarafta değildik.kaybedenler gibi muamele gördük.
aslında salona girince bile her denileni kabul ettiğimizi ve yenildiğimizi kabul etmiştik.onlarda iyi biliyorlardı bunu zira fes çıkmış ve onlara benzemiş melon şapka ile gelmişti delegeler..
« Son Düzenleme: 26-07-2011, 19:17 Gönderen: excalibur66 »
“Din, en büyük tehlikedir!..En nefret ettiğim ses, ezan sesidir!.. PKK, bizim işimiz değil!..
Onlarla çarpışmaya Alevileri değil, Sünnileri sürün!..Çetin Doğan..

Çevrimdışı Terrarum

  • Üye
  • İleti: 1874
Ynt: Lozan - Murat Bardakçı
« Yanıtla #2 : 27-07-2011, 01:14 »
Mondros ateşkesi imzalandığında ne 12 adalar, ne de Musul vilayeti Türk hakimiyetindeydi. Ayrıca, Türk devleti Lozan'da I. Dünya Savaşı'nın galibi bir devlet olarak bulunmadı. Lozan Antlaşması Sevr'in tadilatıydı.

Burada esas önemli olan şey Murat Bardakçı'nın şunu veya bunu söylemesi değil. Köşe yazısında çok net bir şekilde Lozan tutanakları adres gösterilmiş. Murat Bardakçı'nın sözlerinden değil, uluslararası bir antlaşmanın resmi tutanaklarından bahsediyoruz. Bu tutanaklarda tek tek her müzakere konusunda edilmiş her bir söz kayıt altında. Lozan Konferansı'na birçok ülkeden onlarca diplomat katıldı. Aradan da bunca yıl geçti. Bir kişi çıkıp da, bu tutanaklarda yer alanlar doğru değildir dedi mi? Demedi.

Lozan Konferansı'nın resmi tutanakları Seha Meray tarafından tercüme edilerek yayınlandı.
Eserin tam adı: "Lozan Barış Konferansı / Tutanaklar- Belgeler"

Dr. Rıza Nur bazı açılardan benim için de değerli bir insandır. Ama Kadir Mısıroğlu ve benzeri İslamcı "alternatif tarih" yazıcılarına malzeme oluşturan hatıratında yer alan birçok şeyin palavra olduğu resmi tutanaklarla sabit. Murat Bardakçı'nın söylediği de bu.


(Eski basımları)


(2001 baskısı)

Çevrimdışı TruckTurkey

  • Üye
  • İleti: 1368
    • Armenian Genocide Ballyhoo
Ynt: Lozan - Murat Bardakçı
« Yanıtla #3 : 27-07-2011, 02:37 »
HERKES ZIRVALIYOR BİR TEK MURAT BARDAKÇI DOĞRU SÖYLÜYOR.ÇOK GÜZELDE NİYET OKUMUŞ.
boğazlara bile hakim değiliz kalkıp güzel anlaşma yapmışız diyoruz.
sen savaşı kazan sonra git oniki adaları (italyanlarda kimse) italyaya ver,musulu ver kerkükü ver sonra iyi anlaşma de.
kötüsü neydi acaba..
lozanda sadeceosmanlının resmen bittiğini bize tescil ettirdiler..
savaşı kazanmıştık ama galiptarafta değildik.kaybedenler gibi muamele gördük.
aslında salona girince bile her denileni kabul ettiğimizi ve yenildiğimizi kabul etmiştik.onlarda iyi biliyorlardı bunu zira fes çıkmış ve onlara benzemiş melon şapka ile gelmişti delegeler..

Fes i de zaten başka yerden almıştık. Musul ve 12 adalar mevzunun fes ile ne alakası var?
Konuyu tartış.

Örneğin Türkiye'nin o yıllarda sadece 12 adaların değil , tüm ege ve akdeniz in güvenliğini sağlayacak kaç adet lojistik ve askeri amaçlı deniz filosu var dı ? Biliyor musun?
Hayırrrrrrrrrrrrrrrr. 12 adayı niye vermişmişiz. Siz hala daha 16 yy Osmanlı tarihine takılı kalmışsınız.
19 yy dan itibaren Osmanlı tarihinden haberiniz yok. 20 yy başında Osmanlı devletine ait Limanları bana bir söylesene. Biliyor musun? Hayırrrrrrrrrrrr....
Bütün o Osmanlı nın borçları nasıl ödendi biliyor musun? Hayırrrrrrrrrrrr...

Musul mevzusu ise Lozan'da nihayetlenmedi. Doğusunda Bolşevikler, batısında İngilizler arasına sıkışmış daha yolu olmayan , bir ülkeden bahsediyoruz.

Musul için İngilizlerle küçük çaplı çatışmalar bile çıkmıştır. Peki İngilizler le savaşa girsen doğudan da Bolşevikler girse ne halt edeceksin?

Oturduğunuz sıcak evinizde daha bırak Musul'un, 1923 te Ankara'nın yollarının nasıl olduğunu bilmeyen sizler Osmanlı özentisi içindesiniz.

Bugün özelleştirip parası çarçur edilen tüm kamu tasarrufları sana Osmanlı dan kalma değildir. Cumhuriyet döneminden yadigardır.
Eskiden (80 den önce) sağcıyı solcudan üzerine giydiği pantolunun kumaş cinsinden ayırt etmek mümkündü.
Herşey çok kolay ve basitti.
Artık bu dünya okuyup araştıranların ancak kavrayabileceği kadar kolay.
Ermeni Soykırımı Palavrası
http://angelsof1915.blogspot.com

EL-TURUK

  • Ziyaretçi
Ynt: Lozan - Murat Bardakçı
« Yanıtla #4 : 27-07-2011, 11:13 »
Truck Turkey ,forumumuzda karizma sistemi olsaydı hemen sana bu yazından ötürü gönderirdim.

Hiçbir zaman söylenmiyen ,insanlarında hiç düşünmediği bir konu var.

Osmanlının son döneminde sayısız savaşta,sayısız asker cephelere sürüldü.Ümitsizce ,başarısız olan kumandanın yerine ,daha başarılı olması beklenen komutanlar gönderildi.Yinede yıkılış büyük fedakarlıklarla,kahramanlıklarla  geciktirildi.

Son dönemlerde düşünülen şey,imparatorluk çöktükten sonra ne olacaktı?
Hala çökmeyeceğini,yeni dünyada'da imparatorluğun devam edeceğini düşünende vardı ama bunları düşünende.

İmparatorluğun her kaybedilen arazisi haklı haksız,en son haliyle orada yaşayan asli unsur kabul edilen millete veriliyordu.O halde imparatorluk çöktüğünde türkler nerede yaşayacaktı?

Anadoluda nasturiler,ermeniler,doğu karadenizde pontuslular,anadolunun çoğu yerinde anadolu rumları yaşıyordu.İzmir bile nüfusun çoğunluğunun yabancıların elinde olduğu bir şehirdi.Aydın ovası yabancı şirketlerce paylaşılmıştı.Tüm anadolu şehirlerinde ekonomi türk olmayan milletlerin elindeydi.

Şu anda bu ülkede şehir merkezlerinde yaşayan,keyiften atıp tutan, türkler,kürtler ve müslüman olan diğer kavimler yatıp kalkıp dua etmelidirler,anadolunun bizlere bırakılması için her şeyiyle mücadele eden,hayatlarını feda eden ,bunun başarılmasını sağlayan ,o kahraman insanlara.

Şimdi anadolu zaten bizimdi,şurayıda alsaydık,burayıda alsaydık diye düşünülüyor.Bu gün ayrılıkçı kürtler ,bu topraklar binlerce yıldır bizimdir diyor.Orada ermeniler,nasturiler yaşasaydı,bakalım şimdi durum ne olacaktı.

Kapitilasyonlar sonucu osmanlıda ticaret yapan yabancı ticaret adamları,ticaretlerini hristiyan halklar üzerinden yapıyordu.Bu nedenle, mesela karadenizde şehirlerde çoğunluğu sağlayan elit tabaka hep hristiyandı.Türkler dağlarda hayvancılık,ufak tefek çifçilik yapan cahil insanlardı.Cumhuriyet dönemi ile şehire indiler.Yabancıların boşalttığı yerleri türkler aldı.

Sonra bir şey daha var.Ne kadar haşmetli değilde ne kadar kaliteli olduğunuz önemlidir.12 adayıda alsaydık.Benim çocukluğumda marmaristen,Antalyaya araba ile gittik,aklan karayı seçtik.Babam köylülere elindeki haritayı gösteriyor ,yahu burada yol gözüküyor diyor,köylülerin haberi yok.Dere yatağı gibi bir yoldan Antalyaya gelmiştik.

Önemli olan elinizdekileri ne kadar kullanabiliyorsunuz?

Boğazlara gelince..İstanbul dünyayın en önemli şehiridir.İki dünya savaşındada boğazları kapattık.Bu rusya için felaket oldu.Dünyanın kaderinde her zaman söz sahibi olabilecek konumdadır.Böyle önemli bir şehirin bizde kalması bile çok önemli bir başarıdır.

Çevrimdışı TruckTurkey

  • Üye
  • İleti: 1368
    • Armenian Genocide Ballyhoo
Ynt: Lozan - Murat Bardakçı
« Yanıtla #5 : 27-07-2011, 14:31 »
12 adaya sahip olmak demek devletin o adalarda var olması demektir. Askerinle, öğretmeninle, sağlık hizmetinle,tarım ürünlerini depolayacağın tesislerinle,elektrik-su-kanalizasyon altyapınla var olmaktır.

Devletin elinde bırak savaş gemisi, daha gemisi yok.Gemiler için yedek parça üretecek sanayisi yok. Neden 12 adayı almadılar diyor.

Bırak 1923 ü, 1974 te Kıbrıs harekatının hangi teknik zorluklarla yapıldığını bilmiyorlar. Amerikan ambargosu altında Ankara sanayisinde Kıbrıs Türklerini kurtarmak için nasıl bir Lojistik faaliyet yürütüldüğü bu ülkede yazılmadı.

Marshall yardımından önce dayım askerliğini yaparken 15 kişi tek karavanadan bir kaşıkla yemek yiyordu. O tek kaşık 15 kişinin ağzına giriyordu.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun bir mucize olduğunun farkında değiller. GURUR DUYACAĞINIZ BİR TARİHİ LEKELEMEYİN.

21. da artık iyi anlamalı birileri. 16 yy da '' işgal et vergiye bağla'' ekonomisi bitmiş sanayi ve üretim ekonomisi hükmetmiştir. Yelkenli kadırgalarla yıllarca süren seferlere çıkmak tarih olmuştur.
Eskiden (80 den önce) sağcıyı solcudan üzerine giydiği pantolunun kumaş cinsinden ayırt etmek mümkündü.
Herşey çok kolay ve basitti.
Artık bu dünya okuyup araştıranların ancak kavrayabileceği kadar kolay.
Ermeni Soykırımı Palavrası
http://angelsof1915.blogspot.com