Gönderen Konu: Abdullah Öcalan Deniz Gezmis, Mahir Cayan Ibrahim Kaypakkaya üzerine ne söylüyor  (Okunma sayısı 6199 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı atılgangenç

  • Üye
  • İleti: 2706
  • yaşasın ey yaşamasına lüzum olanlar
Anlatmaya çalıştığın şeyi anladımda verdiğin örnek bir mit olduğu için ona değineyim dedim. Anlatmaya çalıştığın şey yanlış anlamında yazmadım yani.

 8)
 8) 8)
 8)
teşekkürler o zaman abim.
sevgide özgürlük, saygıda mecburiyet vardır.

Çevrimdışı EL-TURUK

  • Üye
  • İleti: 3563
  • orda bir yer var uzakta hiç kimsenin olmadığı
Dursun Karataş sonrası kim lider olacak?

13 Ağustos 2008 Çarşamba.

Terör örgütü DHKP-C'nin başı Dursun Karataş'ın kanserden tedavi gördüğü Hollanda'da öldüğü ortaya çıktıktan sonra gözler örgüt liderliğine kimin geleceğine çevrildi. Dursun Karataş kadar “derin” bir isim olan Aslan Tayfun Özkök’ün adı geçerken, Karataş’ın sevgilisi Zerrin Sarı da en güçlü adaylardan biri. Özkök ile Sarı arasındaki rekabetten bir bölünme de olacağı iddia ediliyor. DHKP-C liderliği için muhtemel isimler şunlar:

ASLAN TAYFUN ÖZKÖK

1955 yılı İstanbul doğumlu. Adem, Ziya, Barbaros, Özcan, Musa kod adları bulunuyor ama daha çok Musa kod adını kullanıyor.  Dev-Sol’un ilk silahlı birlik üyesi. Cinayet, soygun gibi çok sayıdaki suçtan aranıyor. Bekaa Vadisi’nde bulunduğu sırada örgütün Ortadoğu sorumluğunu yaptı. Örgüt içi çatışmada Dursun Karataş ile birlikte hareket etti. İstihbarat birimlerine göre, Tayfun Özkök son dönemlerde Karataş adına kararlar veriyor ve örgütte etkin konuma gelmeye başladı.
Sabancı suikastı sanığı ve Afyon Cezaevi’nde öldürülen Mustafa Duyar, yakalanmadan evvel Suriye’ye kaçtığında örgütün Suriye Sorumlusu Aslan Tayfun Özkök'ün yanında kaldığı biliniyor. Duyar, Özkök'ün lüks döşenmiş, sekreterli bir bürosu olduğunu, şoförü ve korumaları bulunduğunu öne sürmüş ve şunları anlatmıştı:
"Giderek örgüt beni kaderimle başbaşa bıraktı. Para konusunda ya da barınma konusunda ilgisizleştim. Bunun üzerine büyük bir nefrete kapıldım. O zaman kullanıldığımı anladım. Bana sahip çıkılmayınca PKK saflarına katılmak istedim. DHKP - C'yle PKK arasında bir prensip anlaşması olduğu için PKK bunu kabul etmedi. Fransa'da DHKP - C'nin lideri Dursun Karataş'la da görüştüm. Karataş'ın Fransa'da kaldığı evin 300 bin marka döşendiğini öğrenince şok geçirdim. Şam'da da Aslan Tayfun Özkök'ün yaşamını görünce iyice etkilendim. Aklıma iki şey geldi. Bu para ya uyuşturucu ticaretinden gelir ya da gizli servislerden. Lüks yaşantıları ve örgüt içindeki kadın - erkek ilişkilerini gördükçe asıl amacın halka hizmet olmadığını anladım. Örgütün benim bu düşüncelerimi hissedip beni takip altına aldıklarını anlayınca teslim olmaya karar verdim. Eminim ki fırsatını bulurlarsa Fehriye ve İsmail de teslim olur, çünkü benim gördüğüm her şeyi onlar da gördü."


Kaynak
Ne olsun? Kendi fıçımızın içinde Diojen gibi yaşayıp gidiyoruz işte....

Çevrimdışı EL-TURUK

  • Üye
  • İleti: 3563
  • orda bir yer var uzakta hiç kimsenin olmadığı
Birlesik Devrimci Gücler Platformu
Platforma Hezen Soresgeren Yekgirti


Bilindiği gibi, BDGP, 4 Haziran 1998 günü topyekün haksız savaşa karşı, topyekün Devrimci Direnişi örgütleme doğrultusunda dört ana ilke temelinde oluşturularak kuruluşunu ilan etti.
BDGP'nin kuruluşunu PKK, TKP (ML), MLKP, TKP/ML, TDP, DHP, TKP-Kıvılcım, Devrimci Sol gibi örgüt ve partileri ilan etmişti. Bir süre sonra, TKP /ML bu oluşumdan ayrılmış, daha sonra BP/KK-T, DSİH, BYDÖ, PRK-Rızga-ri'nin asıl, Devrimci Hareketin destekçi konumuyla katılmaları neticesinde.daha da genişleyerek büyümüş, faaliyetlerini 1,5 yıla yakın bir zaman diliminde aksatmadan sürdürmüştür.

Neydi BDGP'nin dört temel kuruluş ilkesi?
1- BDGP Güçleri, birbirlerinin bağımsız, ideolojik, siyasi, örgütsel varlığına ve faaliyetlerine saygılıdırlar. Farklılıklarımızın bilincindeyiz. Ancak bu düşmana karşı somut hedefler temelinde birleşilen noktalarda birlikte yürümenin engeli olamaz.
2- BDGP'nin Eylem Birliği, mücadelenin ihtiyaçları temelinde, her alan ve kesimin somut koşullarına göre biçimlenir. Mücadelenin değişik sahalarının özgülüne göre şekillenir.
3- BDGP Güçleri, birbirlerine her türlü dayatmayı reddeder. Anlaşma noktalarında, beraber yürümeyi, farklılıklarda eylem birliği, güçlerin özgür iradesine saygıyı esas alır.
4- Eylem birliğimiz, devrimci mücadelenin pratik ihtiyaçlarının hizmetindedir. Birlik olsun diye birlik anlayışım reddedir. Eylem birliği kendi basma amaç değil, devrim mücadelesine katkıda bulunmanın araçlarından biridir. Ne için? Nasıl? Sorularının dışında bir birlik sadece gösteridir. Eylem birliğimiz somuttur diyor ve eylem birliğimizin, devrimimizin vazgeçilmez ihtiyacı olduğunu gerçeğe dönüştürüyordu.
Yine kuruluş bildirgesi; "T.C. Devleti halklarımıza karşı topyekün bir savaş sürdürmektedir. Buna karşı çıkmadan demokrat dahi olunamaz. Ezilen Kürt ulusu ve azınlıkların inkarı, emekçilerin azgınca sömürülmesi üzerinde yükselen T.C. rejiminin MGK kumandalı sürdürdüğü özel harp gerçeğini her kesim yaşıyor. Bu vahşet üzerinde uzun uzadiya durmaya gerek bile yoktur. Vahşeti onaylamak, sessiz kalmak suçtur. Varlığı reddedilen, imhaya maruz bırakılan, Kürt Ulusunun Kendi Kaderini Özgürce Tayin Etmesi Hakkıdır. Bu hakkı gasp eden TC'nin kendisine dayattığı boyunduruğa karşı baş kaldırması meşrudur. Topyekün haksız savaşa karşı, Kürt Ulusu ve azınlıkların, proletarya ve emekçilerin ulusal ve sosyal kurtuluş savaşı haklı bir savaştır. Ulusal, sınıfsal, inanç, cins baskısı, TC sisteminin gerçekliğidir. Haklı Savaş, dayatılan eşitsizlikleri alt etmeyi hedefler. Topyekün haksız savaşa boyun eğmek bir insanlık suçudur. Buna karşı, kurtuluş için zafere kilitlenmiş bir ruhla, topyekün direniş perspektifiyle yüklenmek acil bir görevdir. Sistemin, halklarımıza kesilen krizinin faturasını kabul edemeyiz. Vurgusuyla güzergahım çiziyor ve pratikte eylemlerine yön veriyordu.
Kuruluş aşaması, BDGP'nin tanıtımını kapsadı. MED TV'de ve Avrupa çapında düzenlenen panellerle BDGP en geniş kesime, kuruluş ilke ve amaçları doğrultusunda tanıtımım coşkulu katılımlarla gerçekleştirdi...........................................................................


Kaynak

Deniz Gezmiş,Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya,Ömer Ayna = PKK = Vatan Haini.
Ne olsun? Kendi fıçımızın içinde Diojen gibi yaşayıp gidiyoruz işte....